Dudakta, yüzde, kulak kepçesinde, saçlı deride ve boyun cildinde farklı kanser türleri gelişebilir. Bu bölgeler güneşe sık maruz kaldığı için özellikle dikkatle değerlendirilir. İyileşmeyen bir yara, giderek büyüyen kabarıklık veya değişen bir ben hastalığın ilk belirtisi olabilir.
Her leke, kabuklanma veya dudak yarası kanser değildir. Bununla birlikte kalıcı ya da değişen oluşumların nedenini muayeneyle belirlemek gerekir. Tedavi; tümörün türüne, yerine, derinliğine ve yaygınlığına göre planlanır.
Başlıca kanser türleri
- Bazal hücreli karsinom: En sık görülen cilt kanseridir. Genellikle yavaş büyür ve uzak bölgelere yayılması çok nadirdir. Ancak tedavi edilmezse bulunduğu yerde ilerleyerek çevre dokulara zarar verebilir.
- Skuamöz hücreli karsinom: Kabuklu yara, sertlik veya büyüyen bir oluşum şeklinde görülebilir. Bazı tümörlerde lenf bezlerine yayılma riski vardır. Dudak kanserlerinin çoğu bu türdedir ve alt dudak daha sık etkilenir.
- Melanom: Cilde renk veren hücrelerden gelişir. Yeni bir leke veya mevcut bir bendeki değişiklikle fark edilebilir. Bazı melanomlar pembe ya da kırmızı olabilir; koyu renkli olması şart değildir.
Dudak kanserinin özellikleri
Dudakta iyileşmeyen yara, sertlik, kanama, renk değişikliği veya uyuşma görülebilir. Dudağın dış yüzeyi, kırmızı bölümü ve ağız içine bakan yüzeyi muayenede ayrı ayrı değerlendirilir. Tümörün tam yerleşimi, tedavi ve onarım planını etkiler.
Uzun süreli güneş hasarı dudakta kalıcı kuruluk, pullanma ve çatlaklara yol açabilir. Aktinik keilit adı verilen bu durum kanser öncüsü değişiklikler içerebilir. Her çatlak dudak kanser değildir; ancak sürekli tekrarlayan değişiklikler yalnızca nemlendirici kullanılarak geçiştirilmemelidir.
Risk faktörleri
Güneşten ve solaryumdan kaynaklanan ultraviyole ışınlar önemli risk faktörleridir. Kolay güneş yanığı gelişen cilt yapısı, uzun süre açık havada çalışma, bağışıklığın baskılanması ve daha önce cilt kanseri geçirmiş olmak da değerlendirmede dikkate alınır. Tütün kullanımı dudak kanseri riskini artırabilir.
Cilt kanserleri her cilt renginde görülebilir. Açık tenli olmamak veya güneşte az vakit geçirmek, şüpheli bir oluşumun araştırılması gereğini ortadan kaldırmaz.
Hangi değişikliklerde başvurulmalı
İyileşmeyen veya iyileşip yeniden açılan yara, kolay kanayan kabarıklık, hızla büyüme ya da bir bendeki değişiklik muayene gerektirir. Benin asimetrik hale gelmesi, kenarlarının düzensizleşmesi, farklı renkler içermesi veya zamanla değişmesi önemlidir. Küçük olması ya da ağrımaması güvence sağlamaz.
Dudakta yeni uyuşma, yüzde güçsüzlük veya boyunda şişlik varsa değerlendirme geciktirilmemelidir. Belirtilere bakılarak ya da fotoğraf üzerinden kesin tanı konulamaz.
Tanı ve biyopsi
Muayenede oluşumun kendisi, çevre cilt, dudaklar ve gerekli durumlarda boyun lenf bezleri değerlendirilir. Dermatolojik incelemede dermatoskop adı verilen büyütmeli cihaz kullanılabilir. Kesin tanı, uygun yöntemle alınan doku örneğinin patolojik incelenmesiyle konur.
Görüntüleme her hastada gerekli değildir. Tümörün derinliği, sinirlerle ilişkisi veya lenf bezlerine yayılımı araştırılacaksa ek incelemeler yapılabilir. Melanomda, tümör kalınlığı ve diğer risk özelliklerine göre sentinel lenf bezi biyopsisi gündeme gelebilir. Bu işlem, tümörün ilk ulaşabileceği lenf bezlerinde yayılım olup olmadığını araştırır; herkese uygulanmaz.
Tedavi ve cerrahi onarım
Birçok dudak ve cilt kanserinde cerrahiyle çıkarma temel tedavilerden biridir. Çıkarılan dokunun sınırları patolojik olarak değerlendirilir. Seçilmiş bazal veya skuamöz hücreli cilt kanserlerinde, dokunun katmanlar halinde çıkarılıp mikroskopla kontrol edildiği Mohs cerrahisi kullanılabilir. Amaç tümörü temizlerken sağlıklı dokuyu mümkün olduğunca korumaktır.
Oluşan açıklık doğrudan dikilebilir veya deri nakli ya da komşu dokularla onarılabilir. Dudakta yemek yeme, konuşma ve ağız kapanmasının; yüzde ise görünüm ve bölgesel işlevlerin korunması önemlidir. İz, duyu değişikliği ve işlev kaybı riski işlemin kapsamına göre görüşülür.
Tümörün türüne ve yaygınlığına göre radyoterapi, ilaç tedavileri veya lenf bezlerine yönelik işlemler gerekebilir. Bazı yüzeyel cilt tümörlerinde cerrahi dışı yöntemler de kullanılabilir; bunlar her kanser türü için uygun değildir. Gerektiğinde dermatoloji, baş-boyun cerrahisi, plastik cerrahi ve onkoloji ekipleri birlikte planlama yapar.
Korunma ve takip
Gölge, geniş kenarlı şapka ve koruyucu giysilerle birlikte açıkta kalan cilde geniş spektrumlu, suya dayanıklı, en az SPF 30 güneş koruyucu uygulanmalıdır. Dudaklar için de SPF 30 veya üzeri koruyucu kullanılabilir. Dışarıdayken yaklaşık iki saatte bir, yüzme veya terleme sonrasında ürün talimatına göre yenilenmelidir.
Tütünden ve solaryumdan kaçınmak, yeni değişiklikleri fark etmek ve önerilen kontrollere gitmek önemlidir. Kontrol sıklığı kişisel riske göre belirlenir. Yeni yara, ben değişikliği veya boyunda kitle fark edildiğinde planlanan kontrol tarihi beklenmemelidir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı, tedavi ve takip planı, muayene bulgularına ve bireysel ihtiyaçlara göre belirlenir.
İlgili sayfalar: Ağız ve Dil Kanserleri; Boyunda Şişlik ve Kitleler; Boyunda Lenf Bezi Büyümesi; Baş ve Boyun Kanserleri Hakkında Genel Bilgiler