Kolesteatom, orta kulak ve kulak arkasındaki mastoid bölgesinde deri hücreleri ile keratin adı verilen materyalin birikmesiyle oluşan hastalıktır. Kanser değildir; ancak büyüyerek çevresindeki yapılara zarar verebilir. Bu nedenle düzenli değerlendirme ve uygun tedavi gerektirir.
Tekrarlayan kulak akıntısı ve işitme kaybıyla ortaya çıkabilir. Bazı hastalarda belirtiler hafiftir veya muayene sırasında fark edilir. Ağrının olmaması, hastalığın ilerlemediğini göstermez. Kolesteatom, dış kulak yolunda biriken sıradan kulak kiriyle aynı durum değildir.
Kolesteatom nasıl gelişir?
Sıklıkla kulak zarının bir bölümünün içe doğru çekilmesi ve oluşan cepte deri artıklarının birikmesiyle gelişir. Orta kulağın havalanma sorunları bu sürece katkıda bulunabilir. Zar deliği veya önceki kulak hastalıklarıyla ilişkili biçimleri de vardır. Daha nadiren doğuştan bulunabilir.
Birikim zamanla genişleyerek işitme kemikçiklerini ve çevredeki kemiği etkileyebilir. Bu süreç, işitme kaybına ve enfeksiyona zemin hazırlayabilir. Hastalığın bulunduğu yer ve yaygınlığı, tedavi planını belirleyen temel unsurlardandır.
Hangi belirtiler görülür?
Kötü kokulu, tekrarlayan veya tedaviye rağmen süren akıntı sık görülen yakınmalardandır. İşitmede azalma, dolgunluk ve çınlama eşlik edebilir. Her kötü kokulu akıntı kolesteatom anlamına gelmez; tanı kulak muayenesiyle araştırılır.
İlerleyen hastalıkta denge sistemi veya yüz siniri etkilenebilir. Yeni gelişen yüz güçsüzlüğü, şiddetli baş dönmesi, kulak arkasında şişlik, ateşle birlikte artan ağrı ya da şiddetli baş ağrısı acil değerlendirme gerektirir. Bu bulgularda planlı kontrol tarihi beklenmemelidir.
Tanı ve ameliyat planlaması nasıl yapılır?
Kulak, mikroskop veya endoskop altında ayrıntılı incelenir. Birikintiler uygun şekilde temizlenerek zarın ve orta kulağın görünümü değerlendirilir. İşitme testi, ameliyat öncesindeki işitme düzeyini ve kaybın türünü belirlemeye yardımcı olur.
Temporal kemik tomografisi, kemik yapıların ve hastalığın yayılımının değerlendirilmesinde kullanılabilir. Gerektiğinde özel MR incelemeleri yapılır. Özellikle ameliyat sonrası kalmış veya tekrarlamış hastalığın araştırılmasında difüzyon ağırlıklı MR yararlı olabilir. Her görüntüleme yöntemi aynı soruya yanıt vermez.
İlaçla tamamen tedavi edilebilir mi?
Kulak temizliği ve uygun damlalar, akıntı ile enfeksiyonun kontrolüne yardımcı olabilir. Ancak orta kulakta birikmiş kolesteatom dokusunu kalıcı olarak ortadan kaldırmaz. Tedavinin temelini çoğu hastada cerrahi oluşturur.
Ameliyatın zamanı ve kapsamı; hastalığın yaygınlığı, komplikasyon bulunması, işitme durumu ve kişinin genel sağlığına göre belirlenir. Cerrahi uygulanamayan özel durumlarda takip ve temizlik planı kişiye göre düzenlenir. Böyle bir izlem, hastalığın kendiliğinden kaybolacağı anlamına gelmez.
Cerrahide neler yapılır?
Öncelikli hedef, kolesteatomun temizlenmesi ve kulağın ileride zarar görme riskinin azaltılmasıdır. İşitmenin korunması veya iyileştirilmesi de amaçlanır; ancak hastalığın tamamen temizlenmesi öncelik taşır. Hasarlı kulak zarı ve kemikçikler uygun koşullarda onarılabilir.
Bazı ameliyatlarda kulak kanalı duvarı korunur, bazılarında hastalığın kontrolü için farklı bir yapı oluşturulur. Seçim; anatomiye, yayılıma ve güvenilir takip olanağına göre yapılır. Mikroskop ve endoskop, gerektiğinde birbirini tamamlayan araçlar olarak kullanılabilir.
İşitme onarımı ilk ameliyatta yapılabileceği gibi daha sonraki bir aşamaya da bırakılabilir. Ameliyat sonrası işitme aynı kalabilir, iyileşebilir veya daha kötü olabilir. Tat duyusunda değişiklik, baş dönmesi, enfeksiyon ve nadiren yüz siniri ya da iç kulak etkilenmesi gibi riskler ameliyat öncesinde görüşülür.
Ameliyat sonrasında neden uzun süre takip gerekir?
Kolesteatomun küçük bir bölümü geride kalabilir veya zaman içinde yeni bir çekilme cebinde tekrar gelişebilir. Bu nedenle kulağın iyi hissetmesi ve akıntının kesilmesi, takip ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Kontrol muayeneleri, işitme testleri ve gerektiğinde MR birlikte kullanılır.
Bazı hastalarda ikinci bir kontrol ameliyatı planlanır; bu her hasta için zorunlu değildir. Ameliyatın türüne göre düzenli kulak temizliği gerekebilir. Su teması, spor ve uçuşla ilgili öneriler cerrahi ekibin planına göre uygulanmalıdır. Uzun süreli takip, tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı, tedavi ve takip planı, muayene bulgularına ve bireysel ihtiyaçlara göre belirlenir.
İlgili sayfalar: Kronik Orta Kulak İltihabı; Kulak Zarı Deliği ve Onarımı; Orta Kulak Kemikçiklerinin Onarımı; Yüz Felci