Ses Kısıklığı

Ses kısıklığı, sesin pürüzlü, nefesli, zayıf, çatallı veya zorlanarak çıkması şeklinde hissedilebilir. Sesin çabuk yorulması, konuşurken fazla çaba gerekmesi ya da alışılmış ses aralığının azalması da ses bozukluğunun parçası olabilir. Tıbbi olarak disfoni adı verilir.

Ses kısıklığı tek bir hastalığın adı değildir. Kısa süreli bir enfeksiyondan ses tellerindeki yapısal veya hareketle ilgili sorunlara kadar farklı nedenlerle ortaya çıkabilir. Tedaviyi belirlemek için özellikle kalıcı yakınmalarda ses tellerinin görülmesi gerekir.

Ses neden kısılır?

Üst solunum yolu enfeksiyonları, ses tellerinde geçici şişmeye ve larenjite yol açabilir. Uzun süre yüksek sesle konuşmak, bağırmak veya hasta halde sesi zorlamak da kısıklık oluşturabilir. Nodül, polip ve kist gibi iyi huylu oluşumlar, ses tellerinin titreşimini etkileyebilir.

Ses teli felci, yaşla ilişkili değişiklikler, kas gerginliği ve bazı nörolojik hastalıklar diğer nedenlerdir. Sigara ve tahriş edici maddeler ses sağlığını olumsuz etkiler. Reflü katkıda bulunabilir ancak her ses kısıklığı reflüden kaynaklanmaz. Daha seyrek görülen ciddi hastalıkların dışlanması da muayenenin amaçlarından biridir.

Ne zaman muayene olunmalı?

Soğuk algınlığı veya kısa süreli ses zorlanması sonrasında gelişen hafif kısıklık düzelebilir. Bununla birlikte ses kısıklığı üç hafta içinde düzelmiyor veya belirgin iyileşmiyorsa ses telleri değerlendirilmelidir. Bu süre, bütün hastaların üç hafta beklemesi gerektiği anlamına gelmez.

Sigara kullanımı, boyunda kitle, yutma güçlüğü, kanlı balgam, yakın zamanda boyun veya göğüs ameliyatı ya da solunum tüpü uygulanması varsa daha erken başvuru gerekir. Öğretmen, şarkıcı veya çağrı merkezi çalışanı gibi sesini yoğun kullanan kişilerde de erken değerlendirme yararlı olabilir.

Ani ses kaybında nasıl davranılmalı?

Bağırma veya yoğun şarkı söyleme sırasında aniden belirgin ses kaybı oluşması, ses teli içinde kanama gibi bir sorunu düşündürebilir. Böyle bir durumda sesi zorlamaya devam edilmemeli ve gecikmeden KBB değerlendirmesi yapılmalıdır. Konuşarak veya şarkı söyleyerek sesi sürekli denemek uygun değildir.

Ses değişikliğine nefes güçlüğü, nefes alırken belirgin ses veya boğulma hissi eşlik ediyorsa acil değerlendirme gerekir. Ciddi solunum sıkıntısında 112 aranmalıdır. Sesin ne kadar kısık olduğu, hava yolunun ne kadar etkilendiğini tek başına göstermez.

Ses telleri nasıl incelenir?

Önce yakınmanın başlangıcı, sesin gün içindeki değişimi, mesleki kullanım, ilaçlar ve eşlik eden belirtiler sorgulanır. Ses telleri burundan geçirilen ince esnek bir kamera veya ağızdan kullanılan özel bir görüntüleme aracıyla incelenebilir. Bu muayeneler çoğu kişide poliklinik koşullarında yapılabilir.

Gerektiğinde stroboskopiyle ses tellerinin titreşimi daha ayrıntılı değerlendirilir. Ses kayıtları ve kişinin günlük yaşamda ne kadar etkilendiğini ölçen değerlendirmeler takipte kullanılabilir. Yalnızca ses yakınması olan kişilerde, gırtlak görülmeden rutin tomografi veya manyetik rezonans çekilmesi genellikle ilk adım değildir.

Tedavide hangi seçenekler vardır?

Tedavi nedene göre değişir. Akut larenjitte sesi dinlendirmek ve destekleyici bakım yeterli olabilir. Bazı bozukluklarda ses terapisi, bazı oluşumlarda cerrahi veya farklı girişimler gerekir. Eşlik eden hastalıklar saptanırsa bunlar da ele alınır.

Antibiyotik, kortizon veya reflü ilacı her ses kısıklığında yararlı değildir. Özellikle kalıcı kısıklıkta nedeni görmeden tekrarlayan ilaç denemeleri muayeneyi geciktirmemelidir. İlaç seçimi, ses tellerinin bulgularına ve kişinin sağlık durumuna göre yapılır.

İyileşme sırasında ses nasıl korunmalı?

Yüksek sesle konuşma ve bağırma azaltılmalı, konuşma araları verilmelidir. Fısıldamak bazı kişilerde ek kas gerginliği oluşturabilir; gerekliyse rahat ve zorlamadan konuşmak tercih edilir. Tam ses istirahati gerekiyorsa süresi hekim tarafından belirtilir.

Yeterli su içmek, sigara ve dumandan uzak durmak, gürültülü ortamda ses yükseltmek yerine mikrofon kullanmak yardımcı olabilir. Sık boğaz temizleme alışkanlığı azaltılmalıdır. Yakınma tekrarlıyorsa yalnızca geçmesini beklemek yerine nedenin ve ses kullanım biçiminin birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı, tedavi ve takip planı, muayene bulgularına ve bireysel ihtiyaçlara göre belirlenir.

İlgili sayfalar: Ses Teli Nodülleri, Polipleri ve Kistleri; Ses Teli Felci; Ses Terapisi ve Ses Sağlığının Korunması; Reflü ve Boğaz Yakınmaları